Konu Bilgileri Kisayollar
Konu Basligi kumar ile ilgili ayetler ve hadis'i Şerifler
Cevaplar 0
Sonraki Sonraki Konu
Goruntuleyenler0 ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Goruntulenme 19124
Onceki Onceki Konu

Gönderen Konu: kumar ile ilgili ayetler ve hadis'i Şerifler  (Okunma sayısı 19124 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı fanidunya

  • Admin Yönetici
  • Professional Üye
  • *****
  • İleti: 15190
    • fanidunya
kumar ile ilgili ayetler ve hadis'i Şerifler
« : 10 Mayıs 2011, 20:44:27 »
kumar ile ilgili ayetler  ve hadis'i Şerifler

İçki ve Kumar'ın haram kılınması hususu:


Mekke devrinde içki ve kumar yasaklanmış değildi Müslümanlardan da içki içen ve kumar oynayanlar vardı Rasûlullah (sas) bunlara ses çıkarmıyordu İçki ve kumarın yasaklanması birden bire değil, tedricen olmuştur

İçki ile ilgili Kur'ân-ı Kerîm'de 4 âyet vardır Mekke'de inen ilk âyetde:

"Hurma ve üzüm ağaçlarının meyvelerinden içki yapar, güzel bir rızık edinirsiniz", (en-Nahl Sûresi, 67) buyrulmuş, içki yasaklanmamıştır

Medine devrinde Hz Ömer ve Muâz gibi bazı sahâbe:
-Ey Allah'ın Rasûlü, içki hakkında bize yol göster, çünkü şarab aklı gideriyor, diye Rasûlullah (sas)'e baş vurdular: Hicretin 4'üncü yılı Şevvâl ayında:

"Sana içki ve kumarı soruyorlar De ki: Bunlar da hem büyük günah, hem de insanlara bazı yararlar var, fakat günahları menfaatlerinden daha büyük" (el-Bakara Sûresi, 219) anlamındaki âyet indi

İçkiyi ilk yasaklayan âyet bu oldu Fakat bu âyetle içki kesinlikle yasaklanmadığından, "günahı var" diye bırakanlar olduğu gibi, "faydası da var" diye eskisi gibi içenler de vardı

Abdurrahman b Avf'ın verdiği bir ziyâfette dâvetliler içki de içmişlerdi Akşam namazında cemâte imâm olan zât "el-Kâfirûn Sûresi"ni sarhoşluk sebebiyle yanlış okudu Âyetlerin anlamları değişti

Bunun üzerine:
"Ey inananlar, ne söylediğinizi bilecek duruma gelmedikçe, sarhoş iken namaza yaklaşmayın," (en-Nisâ Sûresi, 43) anlamındaki âyet indi

Bir müddet sonra Ensardan Mâlik oğlu Itbâ'nın ziyâfetinde dâvetliler sarhoş oldular Sa'd b Ebî Vakkas bir şiir okuyarak kendi soyunu övdü, ensârı ise yerdi Ensârdan bir zât da, sofrada yedikleri devenin çene kemiğini Sa'd'a vurup başını yardı

Sa'd, Hz Peygamber (sas)'e şikâyette bulundu O zaman:

"Ey İnananlar, içki, kumar, tapınılmak için dikilmiş taşlar (putlar), fal okları, ancak şeytanın işinden birer pisliktir Bunlardan uzak durun ki, kurtuluşa eresiniz" (el-Mâide Sûresi, 90) anlamında inen âyetle içki ve kumar kesinlikle yasaklandı

Rasûlullah (sas) bu yasağı hemen ilân ettirdi Bütün Müslümanlar içkiyi bıraktılar Evlerinde, dükkânlarında bulunan bütün içkileri sokaklara döktüler

Rasûlullah (sas) Efendimiz içkiyle ilgili olarak:

"Sarhoş edici bütün içkiler haramdır" (Müslim,3/ 1575-1576; et-Tâc, 3/141)

"Çoğu sarhoşluk veren içkinin azı da haramdır" buyurmuştur (İbn Mâce, es-Sünen, 2/l124 Hadis No: 3392;et-Tâc 3/142)


"Sana şarap ve kumardan soruyorlar De ki: "Bu ikisinde büyük bir günah ve insanlara bazı yararlar vardır Ancak günahları yararlarından daha büyüktür" Yine sana neyi başkalarına vereceklerini soruyorlar De ki: "Sizi sıkmayanını" Allah, düşünesiniz diye, ayetlerini size böylece açıklıyor (Bakara Suresi/ 219)"

--------------------------------------------------------------------------------------------------------


KUMAR

Nasıl sonuçlanacağı önceden belli olmayan ihtimalli bir şeye bağlı kalarak mal vermek veya almak Adı ne olursa olsun bu özelliği taşıyan para veya mal karşılığı oynanan her oyun ve ortak bahis kumardır Kolaylıkla mal çarpmak veya çarptırmak olduğu için Kur'an'da "meysir" denilen kumar, kolaylık anlamındaki "yûsr" kökünden gelmektedir

Kumar, insana yaratıcısını unutturan, namaz kılmaktan alıkoyan, tembelliğe sürükleyen, çalışma gücünü yokedip insanlar arasına kin ve düşmanlık saçan haksız bir kazanç yoludur Fert ve toplum hayatında unutulmaz yaralar açan kumarın her türlüsü islâm dininde haram kılınmıştır

Bu konuda Kur'an-ı Kerimde şöyle buyurulur

"Aranızda mallarınızı haksız sebeplerle ve batıl yollarla yemeyin" (el-Bakara, 2/188; en-Nisâ, 4/29)

"Ey inananlar, içki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir Bunlardan kaçının ki kurtuluşa eresiniz Şüphesiz şeytan içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan, namazdan alıkoymak ister (el-Mâide, 5/90, 91; İbn Abidin Reddû'l Muhtar, İstanbul 1307, V, s 355; Hamdi Yazır, Hak Dini Kur'an Dini, İstanbul 1960, II, s 766)

Kumar ve zararları:

Yasak ve günâh olması bakımından içki ile kumar arasında hiç bir fark yoktur Allah Teâlâ her ikisini de, aynı âyet-i kerime ile harâm kılmıştır:

"Ey iman edenler, içki, kumar, putlar ve fal okları ancak şeytanın işlerinden birer pisliktir Onun için siz bunlardan kaçının ki muradınıza eresiniz" (el-Maide, 5/90)

Oynayana kazanç veya zarar getiren her türlü şans oyunu kumardır Kumar, haksız yere başkasının malını almak, bile bile ortaklaşa hırsızlık yapmaktır Kumar, toplumsal bir felâkettir Dinin şiddetle yasakladığı bu yıkıcı kötülüğün pekçok âileyi sefil ve perişan ettiği her zaman görülmektedir Hırsın verdiği heyecan ile sabahlara kadar kumar masalarından ayrılmayanlar, orada, sağlıklarını, servetlerini, ahlâklarını ve vakitlerini bırakarak insanlıktan uzaklaşır; bir gün kazananlar başka bir gün kaybederler

Kumarda kaybedilen parada çoluk-çocuğun, fakirlerin hakkı vardır Kazanılan para da meşrû değildir

Kumar yaygınlaştıkça toplumsal zararlar artar Çalışmanın yerini tembellik alır İş hayatında verim düşer Kumar beraberinde içki, yalancılık, hırs, kin, intikam, cinayet gibi kötülükleri de getirir

Kumar âile hayatında düzensizliklere, anlaşmazlıklara, ihmallere sebep olur Kumar yüzünden, dinini, namusunu, vatanını satan, her türlü kutsal değeri ayaklar altına alan pekçok kişi vardır

Kumar, içki gibi çok kısa bir zamanda alışkanlık hâline gelir Bir daha ondan kurtulmak çok zor olur Bunun için içki ve kumar alışkanlığı çok tehlikeli alışkanlıklardandır

Sonunda para kazanılan veya kaybedilen, zar, oyun kâğıtları, piyango, spor-toto, loto, iddaa, müşterek bahis gibi her türlü şans oyunu kumardır

Bütün şans oyunları başlangıçta eğlenmek ve vakit geçirmek için oynanır İnsan, kazandıkça kazanma zevki ve hırsı için oynar Kaybettikçe, kayıplarını çıkarmak için yine oynar Sonunda kumarbaz oluverir Her şeyini kumarda kaybeden, nesi varsa satan ve kumara yatıran, bütün ömrü sefalet içinde geçen, karısını ve çocuklarını mahveden kumarbazların, başlangıçta kumara bir eğlence gözü ile baktıkları unutulmamalıdır

Sosyal bir âfet olan kumardan sakınmak kadar çevremizdeki insanları özellikle aile fertlerimizi de bundan korumak önemli bir görevdir Kur'an'ı Kerimde âile bireylerinin zararlı kötü işlerden sakındırılıp, Allah ve rasûlünün istediği bir yaşantı için eğitilmesi görevi aile reislerine verilmektedir:

"Ey iman edenler! Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden kendinizi ve ailenizi koruyun Ateşin başında sert ve şiddetli, Allah emrine karşı gelmeyen, verilen emirleri olduğu gibi yerine getiren melekler vardır " (et-Tahrîm, 66/6)

Tavla, satranç, dama, iskambil, tenis ve bilârdo gibi oyunların hepsi kumar amacıyla oynandığı ve bunlarla kazanç elde etmek istendiği takdirde, kumar hükmünde olduklarında şüphe yoktur

Hz Peygamber'in tavlayı yasaklayan çeşitli hadisleri vardır: "Tavla oynayan, Allah'a ve Rasûlüne âsî olmuştur" (Ebû Dâvud, Edeb, 56; İbn Mâce, Edeb, 43; Mâlik, Muvatta', 6; Ahmed b Hanbel, Müsned, IV, 394, 397, 400) "Tavla oynayıp, sonra kalkarak namaz kılanın durumu, irin ve domuz kanı ile abdest alıp, kalkarak namaz kılanın durumuna benzer" (Ahmed b Hanbel, V, 370)

İslâm hukukçularının çoğunluğu bu hadislerdeki genel yasaklamaya bakarak, kumar amacı olsun veya olmasın tavlanın caiz olmadığını söylemişlerdir İbn el-Müseyyeb ve bazı bilginler ise, kumar amacı dışında tavla oynamanın haram olmadığı kanaatindedir İskambil ve domino oyunları da tavla ile aynı niteliktedir

Arapça aslı "satranç" olan ve türkçeye "satranç" olarak geçen oyun ise sahâbe devrinde ortaya çıktığından, bu konuda Hz Peygamber'den sağlam bir hadis intikal etmemiştir Sahâbe ve tabiî bilginleri ile daha sonrakiler satrançla ilgili üç görüş öne sürmüşlerdir:

Abdullah b Abbas, Ebû Hüreyre, İbn Şirîn, Hişam b Urve, Saîd b el-Müseyyeb, Saîd b el-Cübeyr gibi sahâbe ve tabii bilginlerine göre satranç oynamak mübahtır

İmam Şâfiî'ye göre, satranç tenzihen mekruh, Ebû Hanîfe, Mâlik ve Ahmed b Hanbel'e göre ise haramdır

Satrancın bir şans oyunundan çok, bir zekâ oyunu ve beyin sporu özelliği dikkate alınarak, bir de hakkında kesin bir yasaklama hükmünun bulunmadığına bakılarak bu sonuca ulaşılmıştır Ancak sahabenin bunu tavla'ya kıyas ettiği anlaşılmaktadır Nitekim, Abdullah b Ömer'den şöyle dediği nakledilir: "Satranç tavladan daha kötüdür" Hz Ali'nin onu, kumar türünden saydığı belirtilir (İbn Kesîr, Tefsiru'l-Kur'âni'l-Azım, İstanbul 1985, III, 170) Diğer yandan Yahyâ b Saîd'in, İmam Mâlik'ten şu sözleri işittiği nakledilir: "Satrançta hayır yoktur, satranç ve onun dışındaki diğer bâtıl kumar oyunlarını oynamak çirkindir (mekruh) İmam Mâlik bunları söylerken şu âyeti okuyordu: "Hakk'ın dışında sapıklıktan başka ne vardır"(Yûnus, 10/32; bk Mâlik, Muvatta, Rü'yâ, 7)

Dama da satranç benzeri bir oyundur Tenis ve bilârdo oyunlarında ise spor hâkimdir Meşrû olmayan başka unsurlar eklenmediği takdirde mübah olmaları gerekir

Sonuç olarak, kumar amacı olmaksızın sadece dinlenmek, eğlenmek ve zevk için oynanabilen oyunların da mübah olabilmesi için dört şart öngörülmüştür: Oyun;

a Namazın geçmesine veya gecikmesine yol açmamalı

b Hiçbir menfaat beklememeli

c Oyun sırasında dilini kötü ve boş sözlerden korumalı

d Normal dinlenme ve eğlenme ölçülerini aşarak vakit israfına yol açmamalıdır

İ.A

 
« Son Düzenleme: 30 Kasım 2013, 12:39:06 Gönderen: fanidunya »
SİTEMİZE HOŞ GELDİNİZ

Içerikler ziyaretçilerimize gösterilmemektedir. Kayit Olun veya Giris Yapin
Içerikler ziyaretçilerimize gösterilmemektedir. Kayit Olun veya Giris Yapin

HUZURA  GİDEN  YOL  ALLAH  YOLUDUR





YA  OLDUĞUN  GİBİ  OL  YA  DA  GÖRÜNDÜĞÜN  GİBİ


KULA  BELA  GELMEZ  KUL  AZMAYINCA.
HAK  BELA  VERMEZ KUL  AZMAYINCA.

Tiklayin, konuyu kendi sosyal aglarinizda paylasin.