* FANİ DUNYA


FANİDUNYA FM MOBİL (Yenilendi)

FANİDUNYA FM

ANDROID
Radyomuzu google playdan cep telefonunuza yükleyip dinleyebilirsiniz. Tıkla yükle
DİĞER TELEFONLAR
Google Chrome veya Firefox'a
http://5.135.14.22:7412
yazarak radyomuzu dinleyebilirsiniz

Android desteklemeyen telefonlarda dinlemek için tıklayınız

Radyomuzu bilgisayara yükleyerek bilgisayarınızdan dinleyebilirsiniz.
Tıkla yükle


 



Gönderen Konu: Kur'an'ı Kerim Bir Hidayet Kitabıdır  (Okunma sayısı 65 defa)

0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KOYLU

  • *****
  • İleti: 1519
Kur'an'ı Kerim Bir Hidayet Kitabıdır
« : Eylül 23, 2021, 12:12:46 ÖS »
Kur'an'ı Kerim Bir Hidayet Kitabıdır

Kur’an-ı Kerim İslam dininin kutsal kitabıdır. İslam dini Kur’an’ın nazil olmaya başlamasıyla başlamış ve yirmi üç senede Kur’an’ın tamamlanmasıyla İslam dini de tamamlanmış ve kemâle ermiştir. Kur’an’ı Kerim Yüce Allah’ın Hz. Muhammed’e gönderdiği vahyin yazılı şeklinden ibarettir. Bunun için Kur’an Yüce Allah’ın kelamı sayılır. O halde Kur’an’da Allah konuşur, Kur’an başkalarının sözlerini de nakleder, ama onların içerikleri, sorumlulukları kimden nakledilmiş ise ona aittir. Biz Kur’an’ın insanı nasıl hidayete ulaştırdığını, nasıl mutluluğa kavuşturduğunu göreceğiz.

Nasıl ki insan anatomisi üzerinde uzman bir tıp doktoru insan hakkında konuşmaya en layıksa, insanı yaratan Rabbü’l âlemin de insanın nasıl hidayete ereceğini, nasıl mutluluğa kavuşacağını kendisinden daha iyi , en mükemmel şekilde bilir. Kur’an-ı Kerim’in bir hidayet kitabı olduğunu daha Kur’an’ın başında zikretmektedir.
 
“Elif, Lam, Mim. Bu kitap (Kur’an-ı Kerim) (Allah tarafından indirildiğinde) hiç şüphe yoktur. Takva sahipleri için doğru yolu gösterendir.  (Bakara, 2/2)

Hidayet; yol göstermek, rehberlik etmek, bir yol, bir rota üzerinde rehberlik etmek, doğru inancı, doğruyu göstermek demektir. Keşşaf sahibi Zemahşeri hidayeti; “arzulanan şeye bizzat götürüp ulaştıran şey, rehberliktir” diye tarif etmiştir.

Allah-ü Teâlâ (c.c.) bu ayette hidayeti muttakilere tahsis etmiştir. Nitekim  Fussilet Sûresinin 44. ayeti kerimesinde Allah-ü Teâlâ (c.c.) şöyle buyurmaktadır:

“Eğer biz onu, yabancı dilden bir Kur'an kılsaydık, diyeceklerdi ki: Ayetleri tafsilatlı şekilde açıklanmalı değil miydi? Arab'a yabancı dilden (kitap) olur mu? De ki: O, inananlar için doğru yolu gösteren bir kılavuzdur ve şifadır.

İnanmayanlara gelince, onların kulaklarında bir ağırlık vardır ve Kur'an onlara kapalıdır. (Sanki) onlara uzak bir yerden bağırılıyor (da Kur'an'da ne söylendiğini anlamıyorlar.)”(Fussilet, 44)

Kur’an-ı Kerim’de kendisine inanıp faydalananın, istifade edenin mü’min sayılacağını gösteren birçok ayeti kerimeler vardır. Çünkü Kur’an hidayetin ta kendisidir. Fakat ona iyi niyetli olanlar, ondan nasiplenmek isteyenler vasıl olabilir. Allah’ü Teâlâ buyuruyor ki;

 “Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt ve kalplerde olana bir şifa, inananlara doğruyu gösteren bir rehber ve rahmet gelmiştir.”(Yunus,10/57)

Rasûlullah (s.a.v.) Veda Hutbesinde kurtuluşun, hidayete ermenin yolunun Kur’an’a , sünnete sımsıkı sarılmak olduğunu beyan ettiği şu mübarek sözüdür;
 
  عن مالك: أنه بلغه أن النبى صلى الله عليه و سلم قال: تركت فيكم أمرين. لن تضلوا ما تمسكتم بهما. كتاب الله تعالى و سنة رسول الله صلى الله عليه و سلم  .
                                                                       
İmam-ı Malik’e ulaştığına göre Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Size iki şey bırakıyorum. Bunlara uyduğunuzda, bunlara sımsıkı sarıldığınızda asla sapıtmayacaksınız: Allah’ın kitabı ve Rasûlullah’ın sünneti.” (Muvatta, Kader 3,2/899)

Kur’an-ı Kerim kendisini iki grup insanı değişik prensiplere ve esaslara göre anlatmaktadır.

Birinci grup inanan ve inanmayan bütün insanları ihtiva eder. Bu, Kur’an’ın kendisini, şartsız herkese ve genel olarak anlatmasıdır. Yani Kur’an-ı Kerim’in tüm insanlığa hidayet kitabı olarak inmesidir. Bu yolla Kur’an herkesin kitabı olduğu karakterini ortaya koyar ve bu noktadan herkese açıktır. Herkes, inanmayan bile ondan istifade eder.

 Doğrusu bu Kur’an en doğru yola götürür ve yararlı iş yapan mü’minlere büyük ecir olduğunu , ahirete inanmayanlara can yakıcı bir azap hazırladığımızı müjdeler”  (İsra,17/9-10)

Herhangi bir yazar kitabını niye yazdığını söyler, kitabını tanıtır, isteyen o kitabı okur ve istediğini ondan öğrenir.

Aynı bunun gibi, Kur’an diyor ki ben en doğru ve sağlam yolu gösteririm. Doğru yolu arayan Kur’an’ı bulur. Doğru yolu aramayan onu okumaz. Bu kaide ve sesleniş, okuma ve anlama kabiliyeti olan, öğrenme merakı bulunan herkese yöneliktir. O halde meraklı kimsenin Kur’an’ı okuyup doğru yolu gösterip göstermediğini bizzat kendisinin tecrübe etmesi gerekir. Bunda başkasının tesirinde kalmamak ve telkinlerinden uzak durarak, objektif olmak gerekir.

“O  Kur’an’ı anlamak ve öğüt almak için kolaylaştırdık. Anlayıp öğüt alan var mıdır?”  “O halde Kur’an’dan kolayınıza gelen kadar okuyun”.  Demek oluyor ki, Kur’an’ın anlaşılması esastır ve vahiyler yoluyla yol gösterme, tebliğ, her milletin diliyle yapılarak her milletin fertleri Allah’ın kitabını anlayacaktır. Ondaki haber ve öğütlerden yararlanarak terbiye olmakta, davranışını geliştirmektedir.

Kur’an’ı inanarak, güvenerek sevgi ile okuyan insanlar, onu okurken, onda anlatılanları, onu üslubu ile anlayarak okusalar, bilgilenseler ve etkilenseler, duyguları o yönde aksa, o yönde içerik kazansa, neler olabilir, kabiliyetli mü’minler onları nasıl kullanır, bir düşünülse!.. Güzel sanatların bütün dalları, şiir, roman, film, tiyatro, müzik, estetik, gazete, dergi, radyo, televizyon gibi güçlü araçlar onları kullanan inançlı insanların belleklerinde yüksek fikirlerle beslenseler, sevgiyi, güzelliği, temizliği, merhameti, adaleti, barışı ve yardımlaşmayı ifadeye dökseler, ülkede bir ince ruh hali, bir yüksek terbiye, bir bilgi severlik, bir aydınlanma meydana gelmez mi? Meydana gelen bu aydınlık dışa vurmaz mı?
     
Kur’an-ı Kerim’in  hidayete götüren mukaddes bir kitap olduğunu, inanan-inanmayan herkes önyargılı davranmadığı sürece rahatlıkla  anlayabilir. Kur’an’ı okumaya başlayarak ilk sûreden itibaren sonuna kadar okuyan, onun düşmanı olsa bile bunun farkına varabilir.

“Elif, lâm, râ. Bu öyle bir kitaptır ki insanları Rablerinin izniyle karanlıktan aydınlığa güçlü ve övülmeye layık, göklerde ve yerde olanların sahibi, Allah’ın yoluna çıkarman için, onu sana indirdik. O öyle bir Allah ki, yerde ve göklerde ne varsa hepsi O’nundur.” “Ben Müslüman olmakla emrolundum ve yine ben Kur’an okumakla emrolundum. Kim hak yola gelirse kendisi hidayete erer. Kim de sapıtırsa, de ki: “Ben ancak bir uyarıcıyım”. 

İnsanın mutluluğa ermesinde temel unsur, zihninde soru işareti kalmayacak şekilde sağlam inanca sahip olması gerekir. nelere inanacak, niçin inanacak? Bu soruların cevabını Kur’an’da rahatlıkla bulabilir. “Yüzlerinizi doğudan yana, batıdan yana çevirmeniz iyi olmak demek değildir. Lâkin iyi olan Allah’a, ahiret gününe, meleklere, Kitab’a, peygamberlere inanan, O’nun sevgisiyle, yakınlarına, yetimlere, düşkünlere, yolda kalmışlara, yoksullara, köleler uğrunda mal veren, ahitleştiklerinde ahitlerine vefa gösterenler, zorda, darda, savaş alanında sabredenlerdir”  Ayrıca İsra Sûresindeki Allah Teala’nın şu ayetleri yerine getirildiğinde insanların nasıl mutlu olacağını, hidayete ereceğini bir düşünelim. “Allah’tan başkasını tanrı edinme, O’ndan başkasına tapma,  ebeveynine/ anne ve babana iyilikte bulun ve iyi davran. Harcamalarında orta yolu tut, saçıp savurma. Akrabaya, yoksula, yolda kalana hakkını ver. Geçim kaygısıyla, yoksulluk korkusuyla çocuklarını öldürme. Zinaya yaklaşma! Çünkü o iğrenç bir iştir. Allah’ın saygın kıldığı cana kıyma, onu öldürme. Yetimin malına, iyilik dışında yaklaşma. Verdiğin sözü yerine getir. Ölçü ve tartıda hile yapma. Hakkında kesin bilgin olmadığı şeye uyma. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme...”

Allah Teala başka ayet-i kerimelerde toplumun helakına yol açan faizi yasaklaması, aileleri yıkan içkiyi, kumarı yasaklaması insanlığı mutluluğa ulaştıran kriterlerin başında gelmektedir. Yeter ki insanlar bundan ibret alsın, ders alsın, kendilerine Kur’an’ı rehber edinsin. Rasulüllah (sav.) da Kur’an’a uyan kimsenin durumunu şu hadis-i şerifiyle açıklamaktadır. “Ebû Musa el Eş’arî ra. anlatıyor: Hz.Peygamber sav. şöyle buyurdular: “Allah’ın benimle gönderdiği ilim ve hidayetin misali; bir araziye düşen yağmur gibidir. Bazı araziler vardır, tabiatı güzel, suyu kabul eder, bol bitki ve ot yetiştirir. Bir kısım arazi vardır, münbit değildir, ot bitirmez, ama suyu tutar. Onun tuttuğu su ile Cenab-ı Hak insanları yararlandırır. Bu sudan kendileri içerler, hayvanlarını sularlar ve ziraat yaparlar, diğer bir araziye isabet eder ki, bu ne su tutar ne de ot bitirir. Bu temsilin biri, Allah’ın dininde ilim sahibi kılınana delalet eder. Böylesini Allah, benimle göndermiş olduğu hidayetle yararlandırır;  yani hem öğrenir, hem öğretir. Temsilden biri de buna iltifat etmeyen Allah’ın benimle gönderdiği hidayeti hiç kabul etmeyen kimseye delalet eder.”

Muhterem Müslümanlar! Biz Kur’an’ı okur, anlamaya çalışır, yaşantımızı, yuvamızı, ailemizi, kısacası tüm hayatımızı Kur’an’a göre yaşarsak hem bu dünyada mutluluğa kavuşuruz, hem de ahirette mutluluğa kavuşuruz. Allah’ın emirlerini, nehiylerini öğrenecek şekilde, hayatımıza tatbik edecek şekilde Kur’an’ı okur isek ondan istifade edebiliriz. Yalnızca okumak için ona yönelirsek gereği gibi istifade edemeyiz. Mehmet Akif Ersoy’un şu mısralarıyla son verelim.
Ya açar bakarız Nazm-ı Celîl’in yaprağına,

Ya da üfler geçeriz bir ölünün toprağına.

İnmemiştir hele Kur’an şunu hakkıyla bilin.

Ne mezarlıkta okunmak ne de fal bakmak için.
İNTERNET RADYOMUZ 24 SAAT YAYINDADIR.

Yükleme linklerini görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye Ol veya Giriş Yap

RADYOMUZU  ANDROİD TÜM PROĞRAMLARINI DESTEKLER CEP TELEFONUNUZDAN DİMLEYEBİLİRSİNİZ. TIKLA, YÜKLE?

Yükleme linklerini görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye Ol veya Giriş Yap

DİĞER TELEFONLAR

Google Chrome veya Firefox'a

Yükleme linklerini görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye Ol veya Giriş Yap

Yazarak radyomuzu dinleyebilirsiniz

TÜM ÜYELERİMİZİ VE MİSAFİRLERİMİZİ SİTEMİZİ ZİYARETE VE PAYLAŞIMA BEKLİTYORUZ İNŞALLAH.

 


* BENZER KONULAR

Abdurrahman Önül - Hz. Yusuf'un Öyküsü 320Kbps Gönderen: fanidunya
[Dün, 09:09:34 ÖS]


Hasan Dursun - İsmi Nur Efendim 320Kbps Gönderen: fanidunya
[Dün, 08:52:40 ÖS]


Tebliğ ve davet’de Misyonumuz Gönderen: anadolu
[Dün, 04:47:02 ÖS]


Eleştiri Nedir Ne Değildir Gönderen: anadolu
[Dün, 04:43:09 ÖS]


Eşler Arası Geçimsizlik Gönderen: anadolu
[Dün, 04:38:49 ÖS]


Kadın Erkek Arasındaki Farklar ve Roller 1 Gönderen: anadolu
[Dün, 04:20:03 ÖS]


Evlilikte Mutluluk İçin Gönderen: fanidunya
[Dün, 08:12:55 ÖÖ]


Kilit Kuşak Sahabe Nesli Gönderen: fanidunya
[Dün, 08:07:10 ÖÖ]


Alın Teri Sabrın Meyvesidir Gönderen: fanidunya
[Dün, 07:58:10 ÖÖ]


Sonsuz Seâdet Güneşi’nin Dünya’ya Yaydığı Kurtuluş Işıkları Gönderen: fanidunya
[Dün, 07:48:38 ÖÖ]


Son Nefeste Allah Demek İstiyorsan Gönderen: fanidunya
[Dün, 07:40:13 ÖÖ]


Hasan Dursun - Arzuhalim 320 Kbps Gönderen: fanidunya
[Ekim 22, 2021, 08:25:02 ÖS]


Huzur İslamda Gönderen: gurbetciyim
[Ekim 22, 2021, 02:14:33 ÖS]


Ailede Ruhsal Dayanıklılık Gönderen: gurbetciyim
[Ekim 22, 2021, 02:01:47 ÖS]


İslamda Sevgi ve Aile Gönderen: gurbetciyim
[Ekim 22, 2021, 01:46:28 ÖS]


Yeni Neslin Gönül Kapısı Gönderen: gurbetciyim
[Ekim 22, 2021, 01:32:16 ÖS]


Dijital Mutluluk Gönderen: gurbetciyim
[Ekim 22, 2021, 01:26:13 ÖS]


Günlük Hayat ve İstişare Gönderen: fanidunya
[Ekim 22, 2021, 08:10:25 ÖÖ]


Derdimiz İnsanlığımızın Azalması Gönderen: fanidunya
[Ekim 22, 2021, 08:00:25 ÖÖ]


Çocuklarımız Sorunlarımız ve Biz Gönderen: fanidunya
[Ekim 22, 2021, 07:46:23 ÖÖ]