Gönderen Konu: ALLAH’A DÖNMEKTİR TEVBE  (Okunma sayısı 54 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı türkiyem

  • *****
  • İleti: 818
ALLAH’A DÖNMEKTİR TEVBE
« : Mart 15, 2019, 11:10:01 ÖÖ »
TEVBE ALLAH’A DÖNMEKTİR

Allah Teâlâ, Fussilet Sûresi 6. ayet-i kerimede: “De ki; ben de ancak sizin gibi bir insanım. Bana ilâhınızın tek ilah olduğu vahiy olunuyor. Artık ona yönelin, O’ndan mağfiret dileyin. O’na şirk koşanların vay haline.” Yine Bakara Sûresi 222. ayet-i celilede: “Şunu iyi bilin ki, Allah tevbe edenleri de temizlenenleri de sever.” buyurur.

Peygamberimiz (s.a.v) de: “Ben Yüce Allah’a günde yetmiş defadan daha fazla tevbe edip O’ndan beni affetmesini istiyorum.” buyurmuştur.

Tevbe etmek; Allah’a isyan etmekten pişman olup, O’na ibadet ve itaat etmeye dönmek demektir. Bir kuldan hata, isyan, günah gibi fiiller vuku bulduğunda hemen pişman olmalı ve ellerini Rabbine açıp af dilemelidir.

Sahih bir tevbede şu şartların bulunması gerekir:

1- Hâlis ve samimi olarak Allah sevgisi, muhabbeti, itaati ve kulluk bilinci içinde tevbe etmelidir. Ayrıca Rabbinin azabından korkmalı, merhametini ummalı ve içinde bulunduğu hatalardan, günahlardan utanmalıdır.

2- Tevbe etmek isteyen kimse işlediği günahlardan pişmanlık duymalıdır.

3- Yaptığı hata ve isyanlardan hemen vazgeçmeli ve onları bir daha yapmamak üzere karar vermelidir. Bırakamayıp devam ettiği günahlar için ayrıca tevbe etmelidir.

4- Bir daha o günahlara, isyana dönmemek üzere azmetmelidir.

5- Tevbe etmeyi, tevbe etmenin kabul edilmeyeceği bir vakte bırakmamalıdır. Meselâ kıyamet alametlerinden olan “güneşin doğudan değil de batıdan doğmaya başlamasıyla” artık tevbe kapıları kapanır. Hadis-i şerifte:

“Kim güneş batıdan doğmadan önce tevbe ederse, Allah onun tevbesini kabul eder.” buyurulur. Bunun gibi, insanın eceli geldiği an artık tevbesi kabul edilmez.

Hem iyilik hem de kötülük yapmaya uygun yaratılmış olan insan, zaman zaman isteyerek veya istemeyerek günah işleyebilir. Bu konuda Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah: “Allah, kendisine şirk koşulmasının dışındaki bütün günahları (dilerse) bağışlar.”  buyurarak hangi günah olursa olsun hepsini affedebileceğini bildirmektedir.

Allah Teala, “Ey iman edenler, nasûh tevbe ile tevbe edin ki Allah da sizin kabahatlerinizi/günahlarınızı affetsin ve sizleri altlarından ırmaklar akan cennetlerine koysun.”  buyurarak “nasûh tevbeleri” kabul buyuracağını beyan eder.

“Tevbe-i nasûh” ise işlenen günahtan dolayı pişman olmak, üzülmek ve vicdanen rahatsız olarak bir daha bu günaha dönmeyeceğine dair karar vermek ve hakkı geçen kullarla (varsa) helalleşmek suretiyle yapılan tevbedir.

Efendimiz (s.a.v), nasûh tevbesini: “Kulun işlediği günahtan pişmanlık duyması, Allah’a tam rucû’ edip, tıpkı sütün memeye dönmediği gibi, işlediği günaha dönmemesidir.”  şeklinde tarif etmiştir.

Ancak mü’min, her zaman korku ve ümit içerisinde yaşaması gerekli olduğunu bilir, böylece özellikle tevbesindeki eksiklikleri görmeyip şımarmakttan daima duyarlı bir şekilde uzak durur.

İşlenen günahın veya kabahatin Allah’a bir isyan  olduğunu bilip, onu terk ederek Allah’tan kendisini affetmesini, bağışlamasını dilemek demek olan tevbe “Bütün Âdemoğulları günahkârdır (hatâ işler), günahkârların en hayırlıları ise tevbe edenlerdir.”  ve “Eğer siz günah işlemeseydiniz, Allah sizi helâk eder ve yerinize, günah işleyip peşinden tevbe eden kullar yaratırdı.”  hadislerinden de anlaşıldığı üzere; tevbe etmek, günah ve sevap işleme özelliğinde yaratılmış bir varlık olan her bir insan için pek mühimdir. Zaten günah işlemek, insanı meleklerden ayıran bir özelliktir.

Fıtrat dini olan İslâm, insanın günah işleyebileceğini bildirmiş ve bundan kurtulma yolunun “tevbe” olduğunu haber vermiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v): “Günahtan tam dönen ve tevbe eden, o günahı hiç işlememiş kimse gibi olur.”  buyurur.

Yine Allah (c.c) şöyle buyurmaktadır: “Ey müminler! Hepiniz toptan Allah’a tevbe ediniz ki, felâha eresiniz.”  Bir başka ayette ise şöyle buyurur: “(Rasûlüm!) De ki: “Ey çokça günah işleyerek kendi öz canlarına kötülük etmekte ileri giden kullarım! Allah’ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Allah (dilerse) bütün günahları mağfiret eder. Çünkü O, çok affedicidir, merhamet sahibidir.”

Bir rivayete göre; çok günah işlemiş olan bazı müşrikler, müslüman oldukları takdirde günahlarının affedilip-edilmeyeceğini Hz. Peygambere sormuşlar ve bunun üzerine bu ayet nâzil olmuştur.

Günah rûhun kiri, tevbe ise cilâsıdır. Günahta kasıtlı ısrar, kulun rûhunu ve rûh dünyasını iyice bozar.

Allah Rasûlü (s.a.v), kullarının tevbesi karşısında Allah (c.c)’ın ne kadar hoşnut olacağını şöyle bir misalle anlatmaktadır: “Allah’ın, kulunun tevbesine hoşnutluğu şuna benzer: Bir insan azığını, su tulumunu bir deveye yüklemiş sonra yolculuğa çıkmıştır. Nihayet çorak bir yere vardığında uykusu gelmiş, devesinden inerek bir ağacın altında istirahate çekilmiştir. Kalktığında devesinin kaybolduğunu görmüş ve tepelere koşarak onu aradığı halde bulamamış ve yorgun bir vaziyette, ağacın altında yatmıştır. Tekrar uyandığında devesini yanı başında durur görüp de yularından yapışıp, son derece sevindiğinden dolayı yanlışlıkla:

‘Ey Allah’ım! Sen benim kulumsun, ben senin Rabbinim.’ der.”  İşte Yüce Allah, kendisine tevbe eden kulundan, devesini kaybettikten sonra bulan bu adamdan daha fazla hoşnut (râzı) olur.

Bilmek lazımdır ki Allah hakkı ile ilgili günahlardan tevbe etmenin ilk şartı, o günahı işlediğine pişmanlık duymaktır. Nitekim Allah Resulü:

 “Tevbe pişmanlıktır.”  buyurmuştur. Ardından tevbe edilen günahı terk etmek ve ona bir daha dönmemeye karar vermek gelir.

Kul hakkı ile ilgili günahlardan tevbede ise, bu üç şarta “hakkı yenilen kimsenin hakkını geri vermek ve ondan helâllik almak” ilave edilir.

Hz. Âdem ve Hz. Havvâ, cennette yasak meyveden yiyerek, Allah’ın emrine karşı gelmişlerdi. Cennetten çıkarılıp, dünyada epey müddet dolaştıktan sonra Arafat meydanında “Cebel-i rahme/Rahmet Dağı” denilen dağın başında, yaptıkları hatadan dolayı: “Rabbimiz kendimize zulmettik, eğer bizi bağışlamaz ve bize acımazsan muhakkak ki ziyana uğrayanlardan oluruz.”  diyerek Yüce Allah’a yalvarmışlar ve af dilemişlerdi, Allah Teâlâ da onları affetmişti.

Allah (c.c), imtihan vesilesi olarak, insanı sevap ve günah işleyebilecek bir özellikte yaratmıştır.

Aslolan hiç günah işlememektir.  Bununla birlikte bilinmelidir ki yapılan kötülüklerden, işlenen günah ve kabahatlerden kurtulma ve manevî kirlerden arınma yolu “tevbe”dir. İnsan, samimi bir tevbe ile yapmış olduğu günah ve kusurlardan kurtulabilir ve onları hiç işlememiş kimse gibi tertemiz olabilir.

Dolayısıyla hata ve isyanlara bulaşan insanın tevbeye olan ihtiyacı açıktır.

Tevbenin, günahın hemen peşinden olması matlup olmakla birlikte, ölüm emârelerinin belirmesi öncesine kadar devam eden bir zaman içinde de yapılabilir. Ama kul, ecelinin ne zaman geleceği belli olmadığına göre, bir an önce tevbe etmeye koşmalıdır.

Bu ümmet içerisinden, her asırda, ilim ve amel sahibi, Allah’ın yardım ve nusretine mazhar, kemale ermiş nice rehber velîler çıkmıştır ki binlerce günahkâr insanın tevbe etmesine vesile olmuşlardır. Allah (c.c) bizleri onlardan mahrum eylemesin.
RADYOMUZ 24 SAAT YAYINDADIR.

Yükleme linklerini görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye Ol veya Giriş Yap

RADYOMUZU  CEP TELEFONUNUZDAKİ GOOGLE'YE VEYA GOOGLE CROMEYE YAYIN LİNKİNİ YAZIP CEP TELEFONUNUZDAN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.

Yükleme linklerini görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye Ol veya Giriş Yap 

TÜM ÜYELERİMİZİ VE MİSAFİRLERİMİZİ SİTEMİZİ ZİYARETE VE PAYLAŞIMA BEKLİTYORUZ İNŞALLAH.

 


* BENZER KONULAR

Feyzullah Koç - Ben Menzile Varamadım Gönderen: FANİDUNYA.net
[Bugün, 01:30:20 ÖÖ]


GENÇLERDE MANEVİ EĞİTİM Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 09:39:30 ÖS]


ORUÇ TUT SIHHAT BUL Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 09:19:46 ÖS]


ORUÇ TERBİYESİ İNFAK TERBİYESİDİR Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 09:13:42 ÖS]


İbrahim Sever - Sen Olmasaydın Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 11:45:39 ÖÖ]


Grup Fatih – ÖZEL DERLEME Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 11:28:56 ÖÖ]


HER ŞEY LEVH’İ MAHFUZ’DA YAZILI Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 08:46:46 ÖÖ]


AFOROZ EDER BENİ Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 08:30:45 ÖÖ]


ASRIN MÜCEDDİDİ Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 08:17:10 ÖÖ]


DEFİN İŞLEMLERİ Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 08:03:17 ÖÖ]


İbrahim Sever - Gülistan Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 01:29:20 ÖÖ]


KEŞKE NEZAKET DERSLERİ OLSA Gönderen: FANİDUNYA.net
[Mayıs 24, 2019, 09:05:33 ÖS]


TEVHİT 1 Gönderen: FANİDUNYA.net
[Mayıs 24, 2019, 09:01:03 ÖS]


DİLLERİN VE KALPLERİN ORUCU Gönderen: FANİDUNYA.net
[Mayıs 24, 2019, 08:55:59 ÖS]


ORUCUN NEFESİNDEN ESENLİĞE Gönderen: FANİDUNYA.net
[Mayıs 24, 2019, 08:53:31 ÖS]


ORUCUN MANEVİLİĞİNDE ORUÇ VARKEN Gönderen: FANİDUNYA.net
[Mayıs 24, 2019, 08:50:50 ÖS]


SÖZÜN DEĞERİ Gönderen: FANİDUNYA.net
[Mayıs 24, 2019, 08:48:44 ÖS]


GENÇLİK VE DAVA BİLİNCİ Gönderen: FANİDUNYA.net
[Mayıs 24, 2019, 08:44:11 ÖS]


Ebubekir Ay - Sultanım Gönderen: FANİDUNYA.net
[Mayıs 24, 2019, 04:11:25 ÖS]


KULLUK 365 GÜN Gönderen: FANİDUNYA.net
[Mayıs 24, 2019, 07:43:28 ÖÖ]