* FANİ DUNYA


Radyo ip adresimiz değişti, radromuzu dinlemek için tekrar yükleyebilirsiniz.

FANİDUNYA FM MOBİL (Yenilendi)

FANİDUNYA FM

GOOGLE GRUP

ANDROID
Radyomuzu google playdan cep telefonunuza yükleyip dinleyebilirsiniz. Tıkla yükle
DİĞER TELEFONLAR
Google Chrome veya Firefox'a
http://5.135.14.22:7412
yazarak radyomuzu dinleyebilirsiniz

Android desteklemeyen telefonlarda dinlemek için tıklayınız

Radyomuzu bilgisayara yükleyerek bilgisayarınızdan dinleyebilirsiniz. Tıkla yükle Google grup sayfamızı ziyaret etmek için tıklayınız

Gönderen Konu: DÖRT DÖRTLÜK İNSAN NASIL OLUNUR  (Okunma sayısı 60 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimiçi FANİDUNYA.net

  • Administrator
  • *****
  • İleti: 9376
    • fanidunya.net
DÖRT DÖRTLÜK İNSAN NASIL OLUNUR
« : Haziran 12, 2019, 08:32:43 ÖS »
DÖRT DÖRTLÜK İNSAN NASIL OLUNUR

aklinHemen bu başlığı görünce zannedilmesin ki elimizde sihirli bir formül var. Hayal kırıklığına uğratmak istemem ama kesinlikle öyle bir formül yok elimizde. Ama bu başlığı atarken amacım bazı kadim bilgileri sizlerle paylaşmak.

Eskiler, dört dörtlük insan derken 4 unsurun ve 4 karşımın bir kişide dengeli dağılmasını kastediyorlardı. Bu 4 unsura anasırı erba derlerdi. Bunlar; hava, su, toprak ve ateştir.4 Karışım yani hılt ise; kan, sevda, sarı safra ve balgam idi. Bunlar kadim bilgilerdir. İşte bu 4 unsur ve 4 karışım bir insanda dengeli bir biçimde dağıldı mı o kişiye 4*4 insan denirdi.

Tabi kendine göre bir takım ölçü aletleri ve birimleri vardı. Örneğin; bir insanda toprak unsuru ve sevda karışımı çaprazlama olarak ağırlıkta ise o kişide hafif melankolik hal söz konusudur. Veyahut ateş unsuru ve kan karışımı baskın ise bu kişinin öfkeli olma hali söz konusudur. Tabi bütün bunlar belirli bir dönemde geliştirilmiş insanı anlama tanıma şemalarıdır. Bu bilgilerin bir çoğu bugün unutulmuş dahası günümüz modern biliminin dışında tutulmuştur.

Oysa ki psikolojinin kendisi bizatihi problemli bir alandır. Çünkü özellikle Amerika da psikolojinin bir bilim olup olmadığı son yıllarda oldukça tartışmalı bir konu halini almıştır. Zaten pratik hayatta insan sorunlarına çözüm üretemediği sürece insanlar zaten alternatif yollara yönelerek psikolojinin işlevselliğini düşürmeye başlamışlardır.

Tekrar kadim bilgilere dönecek olursak; belli bir dönemde oluşturulmuş şemalar, donuk olarak her dönemde aynen kalamaz. Bu ilerleme ve değişme fikrine aykırıdır zaten. Kadim dönemde dünya evrenin merkezinde, insan ise; bu dünyanın merkezinde bir konum alarak evreninde merkezinde idi. Lakin modern bilim dünyayı güneş sisteminin herhangi bir parçası yaparak insanı da o parçanın da içinde küçük bir birim olarak ele almaktadır. Doğaya, dünyaya, evrene ve de insana bakış böyle radikal bir biçimde değişmiştir. Her değişim ardında bir bilgi paradigması oluşturduğuna göre ise, bu bilgi türü de modern insan kavramını oluşturmuştur.

Buna bir örnek teşkil edecek bir biçimde; kadim dönemde doğa; değiştirilmesi gereken bir şey değil, anlanması gereken bir şey olduğundan doğayı değiştirme/dönüştürme fikride söz konusu değildi. Ama ne zaman ki doğa; anlanması gereken bir şey değilde, değiştirilmesi/dönüştürülmesi gereken bir şey halini almıştır; işte o zaman doğaya müdahele ile başlayan sonra çevre felaketleri denilen sonuçlar ile yüz yüze gelmişizdir. Bakış açısındaki bu değişimden insan da nasibini almıştır. İnsan anlaşılması gereken bir varlık değil, sürekli değişmesi ve dönüşmesi gereken bir canlı halini almıştır.

Kişisel gelişim seminerleri/eğitimleri bunun sonucunda ortaya çıkmış akımlardan birisidir. Değişme fikri günümüzde o kadar alıcısı olan ve ön plana çıkmış bir kavram ki; değişerek sürekli ilerleneceği fikri artık insanların zihinlerine kazınmıştır. Dolaysıyla evrim teorisinin de desteğiyle insan birilerinin amaçları doğrultusunda sürekli evrim geçiren bir varlık daha doğru ifadeyle canlı haline gelmiştir. Bunlar bazılarına çok spekülatif gelebilir ama özellikle tüketim kültüründe insanın tüketebilmesi için bu fikri alt yapının hazır olması gerekir. Başta da dediğimiz gibi her değişim bir bilgi paradigmasına dayanır. Önemli olan bu bilgiyi kim, nasıl ve niçin üretiyor, sorusuna cevap verebilmektir.

            Oysa ki değişim, insanı; insan olma sürecinden uzaklaştırmamalıdır. Bugün ki anlamda değişim; insanı, insan olma sürecinden maalesef uzaklaştırmıştır. Kadim dönemde insan bilginin nesnesi değil bilakis öznesi konumunda idi. Oysa şu an insan, bilginin nesnesi konumundadır.

            Yani bilgi amaç, insan ise; bu amacın tam göbeğindeki değişime ve dönüşüme muhtaç nesne konumundadır. Bu fikri arka plan siyasi ve uluslararası arenada; demokrasi kılığında insanları medenileştirme projeleri çerçevesinde; ırakta, Afganistanda, Filistinde bomba olarak yansımaktadır. Çünkü modern bilimin kurucusu Batı dünyası için batı dışı toplumları kendi amaçları doğrultusunda kendi ürettikleri bilgiler ışığında, değiştirilmeye/dönüştürülmeye/ehlileştirilmeye muhtaç nesnelerdir evet nesnedir, insan değildir artık. Söylediklerim çok karmaşık gibi gözükse de aslında temel fikir; insanın nasılda özne olmaktan çıkıp, nesneleştiğinin fikri arka planına vurgu yapmaktır.

            İnsan bir kere doğadaki herhangi bir nesne gibi ele alındıktan sonra, onun Yaratılmışların en şereflisi olma konumu elinden alınmış oluyor. Şimdi sormak lazım hangi insan daha insan ya da daha hür; bilginin konusu, nesnesi olmuş olan insan mı yoksa Yaratılmışların en şereflisi olan insan mı? Kararı akıllarınıza ve vicdanlarınıza bırakıyorum.
İNTERNET RADYOMUZ, RADYONUZ  24 SAAT YAYINDADIR.

Yükleme linklerini görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye Ol veya Giriş Yap

RADYOMUZU GOOGLE PLAYDAN BİLGİSAYARN VE  CEP TELEFONUNUZA YÜKLEYİP DİNLEYEBİLİRSİNİZ.  TIKLA YÜKLE?

Yükleme linklerini görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye Ol veya Giriş Yap

RADYOMUZU  CEP TELEFONUNUZDAKİCEP TELEFONUNUZDAN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.

Yükleme linklerini görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye Ol veya Giriş Yap

VEYA  GOOGLE CROMEYE YAZARAK

PLS DİNLEME.

BİR DEFA CEP TELEFONUNUZUN CROMEYE YAZAIP RADYOMUZU DİNLEYEBİLİRSİNİZ.
Yükleme linklerini görebilmek için üye olmanız gerekmektedir. Üye Ol veya Giriş Yap 

TÜM ÜYELERİMİZİ VE MİSAFİRLERİMİZİ SİTEMİZİ ZİYARETE VE PAYLAŞIMA BEKLİTYORUZ İNŞALLAH.


RADYOMUZ 24 SAATYAYINDADIR. RADYOMUZA DJ LER ARIYORUZ. HEPİNİZİ RADYOMUZU DİNLEMEYE, PAYLAŞIMA BEKLİYORUZ İNŞAALLAH.  EN YENİ İLAHİLER, EZGİLER, ŞİİRLERLE  VE EN GENİŞ DİNİ MULTİ MEDYA İLE SİZLERLEYİZ. SİZİN SİTENİZ FANİDUNYA.NET  SİZİN RADYONUZ FANİDUNYA FM.

 


* BENZER KONULAR

SAĞLIKLI BİR BEYİN İÇİN ALTIN KURALLAR Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 11:41:06 ÖS]


DOĞUMA HAZIRLIK EĞİTİMİ Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 11:34:23 ÖS]


BÖBREK TAŞI VE BESLENME Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 11:28:22 ÖS]


ERKEN DOĞUM NEDİR BELİRTİLERİ NELERDİR Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 11:21:41 ÖS]


DÜŞÜK SONRASI TEKRAR HAMİLE KALMAK MÜMKÜN MÜ Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 11:13:32 ÖS]


GELENEKSEL VE TAMAMLAYICI TIPTA KUPA TERAPİ - HACAMAT - KUPA TEDAVİSİ Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 11:08:51 ÖS]


Mustafa Yıldızdoğan - Türkiyem Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 02:46:46 ÖS]


Mürsel Tuncer - Gönlümün Mihmanı - Büyük Sultan Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 01:58:01 ÖS]


ÇOCUKLARINIZA GÜZEL HASLETLER AŞILAYINIZ Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 12:41:31 ÖS]


İLMİ SEVİNİZ ÇOCUKLARINIZA İLİM SEVGİSİ AŞILAYINIZ Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 12:33:09 ÖS]


ÇOCUKLARINIZA ADALETLİ DAVRANINIZ Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 12:24:52 ÖS]


SABIR Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 07:19:47 ÖÖ]


SAADET Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 07:16:50 ÖÖ]


RİYA Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 07:12:17 ÖÖ]


ÖVÜNME Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 07:08:53 ÖÖ]


ÖLÜM Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 07:06:15 ÖÖ]


NANKÖRLÜK Gönderen: FANİDUNYA.net
[Dün, 07:01:50 ÖÖ]


İNSAN KENDİSİNİN PSİKOLOĞU OLABİLİRMİ Gönderen: FANİDUNYA.net
[Ağustos 23, 2019, 09:44:06 ÖS]


KENDİMİZİ TEMİZE ÇIKARMAYALIM Gönderen: FANİDUNYA.net
[Ağustos 23, 2019, 09:38:01 ÖS]


VAROLUŞ HİKMETİMİZ SADECE ALLAH’A KUL OLMAKTIR Gönderen: FANİDUNYA.net
[Ağustos 23, 2019, 09:29:11 ÖS]